Doç. Dr. Mustafa Gürkan YENİCE
Azospermi, çocuk sahibi olma sorunu yaşayan erkeklerin yaklaşık onda birinde görülen bir hastalıktır. Azospermik erkeklerin de çocuk sahibi olmaları mümkündür. Azospermi sorunu çok çeşitli nedenlere bağlı olabilir ve altta yatan nedenin araştırılması için bir Üroloji/Androloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekir. Azospermi ile ilgili merak edilen tüm detayları makalemizin devamında bulabilirsiniz.
Azospermi nedir?
Menide hiç sperm hücresinin görülmemesi yani menide sperm yokluğuna tıp dilinde azospermi (azoospermia) denir. Tüm erkek popülasyonunun %1’inde görülmesine rağmen infertilite (kısırlık) sorunu olan erkeklerin %10-15’inde azospermi görülür. İnfertilite nedir; kısırlığın tıp dilindeki tanımıdır. Azospermi de erkekte infertilite nedenleri arasında yer alan sorunlardan biridir. Son yıllarda azospermi tedavisindeki yeni yöntemler ile çocuk sahibi olmaları mümkün olmuştur.
Azospermi (azoospermia) nasıl tespit edilir?
Azospermi, semen analizi (Spermiogram) ile yani sperm testi ile tespit edilir. Ancak sadece bir sperm testi sonucuna bakmak yeterli değildir. En az 3-4 hafta ara ile yapılmış 2 sperm testi ile azospermi tespit edilmiş olması gerekir. Ayrıca santrifüj sonrası oluşan çökelekte sperm araştırılması dikkatli ve detaylı olarak yapılmadan bu teşhisi koymak doğru değildir.
3-5 günlük cinsel perhiz yapılarak, en az 3 hafta ara ile bakılan 2-3 Semen analizi (spermiogram) sonrası hiç sperm hücresi görülmemiş ise azospermi (azoospermia) tanısı konulur.
Azospermi: Tanı, Nedenler ve Tedavi Yöntemleri
Azospermi, ejakülatta hiç sperm hücresine rastlanmaması durumudur ve erkek infertilitesinin önemli nedenlerinden biridir. Her azospermik erkek, farklı klinik tablo ve altta yatan nedenlerle karşımıza çıkar. Bu nedenle tanı süreci detaylı, sabırlı ve dikkatli bir değerlendirme gerektirir.
Az Sayıda Sperm Hücresi Görülebilen Özel Durumlar
Bazı erkeklerde önceki semen analizlerinde azospermi tanısı konulmasına rağmen, takip eden örneklemelerde çok az sayıda sperm hücresi tespit edilebilir. Bu durum kriptozoospermi, şiddetli oligoastenoteratozoospermi (OAT) ya da virtual azospermi olarak tanımlanır. Bu nedenle, azospermi tanısı konulan vakalarda semen örneği santrifüj edilerek tekrar değerlendirme yapılması oldukça önemlidir. Oligospermi ile azospermi ayrımı klinik açıdan önemlidir çünkü oligospermi durumunda meniden elde edilen spermler mikroenjeksiyon (ICSI) yöntemiyle kullanılabilirken, azospermi vakalarında cerrahi girişimlerle sperm aranması gerekebilir.
Azosperminin Nedenleri
Azospermi nedenleri genel olarak üç ana grupta sınıflandırılmaktadır. En yaygın nedenlerden biri, testislerde sperm üretiminin kısıtlı veya tamamen durduğu tıkanıklığa bağlı olmayan, yani non-obstrüktif azospermidir. Bu grupta sperm hücrelerinin üretildiği seminifer tübüllerde yapısal bozukluklar söz konusudur. Sertoli cell only sendromunda, germ hücreleri tamamen yoktur; maturasyon arrestinde sperm gelişimi belirli bir aşamada durur; hipospermatogenezde ise az sayıda olgun sperm hücresi üretimi söz konusudur. Doğuştan testislerin inmemesi ya da çocukluk döneminde geçirilen kabakulak orşiti gibi durumlar da bu gruba dahil edilebilir.
Bir diğer neden ise tıkanıklığa bağlı, yani obstrüktif azospermidir. Bu grupta sperm üretimi normal olsa da sperm kanallarında bir engel nedeniyle dışarı atılamaz. Genital enfeksiyonlar, geçirilmiş vasektomi gibi ameliyatlar ya da doğuştan sperm kanallarının yokluğu (CBAVD) bu tür azospermiye yol açabilir.
Üçüncü grup ise hormon eksikliğine bağlı olarak gelişen azospermidir. Hipotalamus ya da hipofiz bezinden yeterli hormon salınımı gerçekleşmediğinde, yani hipogonadotropik hipogonadizm durumunda sperm üretimi durur. Bu tip azospermi infertil erkeklerin küçük bir yüzdesinde görülse de medikal tedaviye iyi yanıt verme potansiyeli taşır.
Tanı Süreci ve Hormonal Değerlendirme
Tanı sürecinin ilk adımı ayrıntılı bir ürolojik muayenedir. Testis boyutları, kıvamı, epididim ve vas deferens yapıları değerlendirilir. Özellikle non-obstrüktif azospermi vakalarında testislerin küçülmüş ve yumuşamış olması tipik bir bulgudur.
Genetik Değerlendirme
Non-obstrüktif azospermide kromozom analizi ve Y kromozom mikrodelesyonlarının değerlendirilmesi gerekir. En sık rastlanan genetik bozukluklardan biri Klinefelter sendromudur (47,XXY). Ayrıca Y kromozomu üzerinde yer alan AZF bölgelerindeki delesyonlar da önemli rol oynar. Özellikle AZFc bölgesi kaybı olan hastalarda mikro-TESE ile %50 oranında sperm elde edilebilmekteyken, AZFa ve AZFb kayıplarında sperm bulma ihtimali yok denecek kadar düşüktür.
Tedavi Yöntemleri
Azosperminin tedavisi, altta yatan nedene göre şekillenir. Eğer hormonal bozukluk saptanmışsa, özellikle hipogonadotropik hipogonadizm vakalarında ilaç tedavisi ile sperm üretimi uyarılabilir. Bu tedavi süreci genellikle 6 ila 12 ay sürer ve birçok vakada ejakülatta sperm çıkışı sağlanabilir.
Tıkanıklık ya da üretim bozukluğuna bağlı durumlarda ise cerrahi sperm elde etme yöntemlerine başvurulur. Bu yöntemler arasında testisten iğneyle aspirasyon (TESA), epididimden iğneyle sperm çekilmesi (PESA), mikrocerrahi teknikle epididimden sperm alınması (MESA) ve en etkili yöntemlerden biri olan mikroskop eşliğinde testis dokusunun taranarak sperm aranması (mikro-TESE) yer alır. Özellikle non-obstrüktif azospermi vakalarında mikro-TESE, en yüksek başarı oranına sahip yöntemdir.
Azospermiye Neden Olan Diğer Etkenler
Testis torsiyonu, travmalar, kemoterapi veya radyoterapi gibi toksik tedaviler, kabakulak orşiti ve genetik hastalıklar azospermiye neden olabilecek diğer önemli faktörlerdir. Akraba evlilikleri genetik geçişli sperm üretim bozuklukları ile ilişkilidir. Ayrıca, steroid kullanımına bağlı olarak hormon üretiminin baskılanması da sperm üretimini olumsuz etkileyebilir.
FSH ve Sperm Üretimi Arasındaki İlişki
FSH düzeyinin sperm üretimiyle ilişkili olduğu bilinmekle birlikte, yapılan araştırmalar FSH seviyesinin testiste sperm bulunup bulunmayacağını tek başına öngörmede yeterli olmadığını göstermiştir. Günümüzde, sperm varlığını önceden net olarak tahmin edebilen güvenilir bir laboratuvar testi bulunmamaktadır.
Azospermi, farklı nedenlerle ortaya çıkabilen ve her hastada farklı seyir gösteren kompleks bir durumdur. Bu nedenle detaylı tanı süreci oldukça önemlidir. Hormonal analizler, genetik testler ve gerekli durumlarda cerrahi yöntemlerle sperm aranması, tedavi sürecinde belirleyici adımlardır. Doğru bir yaklaşımla, pek çok azospermik erkekte çocuk sahibi olma ihtimali artırılabilir.
