Testis Kanseri

Testis Kanseri

Erkek cinsiyet organları dışarıdan görülenler ve içeride olanlar olarak ikiye ayrılır. Dışarıdan sadece penis ve testislerin bulunduğu torba (skrotum) görünür. İç kısımda ise; torbanın içerisinde bulunan testisler, testislerin hemen yanında spermlerin hareket kabiliyeti kazandığı epididim, buradan başlayarak spermin idrar kanalına boşalmasını sağlayan bir sperm kanalı (vaz deferens), meni üretiminde katkı sağlayan seminal vezikül adlı bezler ve prostat bulunur.

Testislerin yapısı ve fonksiyonu nedir?

Testis KanseriErkek cinsiyet organları dışarıdan görülenler ve içeride olanlar olarak ikiye ayrılır. Dışarıdan sadece penis ve testislerin bulunduğu torba (skrotum) görünür. İç kısımda ise; torbanın içerisinde bulunan testisler, testislerin hemen yanında spermlerin hareket kabiliyeti kazandığı epididim, buradan başlayarak spermin idrar kanalına boşalmasını sağlayan bir sperm kanalı (vaz deferens), meni üretiminde katkı sağlayan seminal vezikül adlı bezler ve prostat bulunur.

Testisler yetişkin bir erkekte 2 adettir ve yaklaşık boyu 4 cm eni 3 cm civarındadır. Testisler sperm üretiminden ve aynı zamanda erkeklik hormonu olan testosteron üretiminden sorumludur. Testosteron hormonu bebek anne karnında iken etki ederek erkeklik organlarının gelişmesini sağladığı gibi, erkek vücut yapısının oluşmasında, erkek tipi kıllanmada ve ergenlikte cinsel organların büyümesinde görev alır. Testislerin bu fonksiyonlarını iyi yapabilmesi için vücut ısısından 1-2 derece daha soğuk bir ortamda bulunmaları gerekir. Bu yüzden erkek yumurtaları kadınlarınkinin aksine vücut dışındadır yani vücuttan sarkan bir torbanın (skrotum) içindedir. Testisler ortadan kesildiğinde içerisinde incir mevyesinin içi gibi birçok ince kanal bulunur ve yumuşak bir kıvamdadır.

Testis Kanseri Nedir?

Testis, sperm ve testosteron üretiminden sorumlu erkek üreme organıdır. Testisin içinde sperm üreten Sertoli hücreleri, testosteron üreten Leydig hücreleri, bağ dokusu, yağ hücreleri, lenf ve sinir hücreleri gibi pek çok farklı hücre bulunur. Tıpkı diğer organların kanserlerinde olduğu gibi, testiste de bu hücre gruplarından birinde anormal hücre çoğalması meydana geldiğinde burada bir kitle oluşur. Bu anormal hücreler, normal hücrelerden farklı olarak kontrolsüz şekilde çoğalır, başlangıçta testiste kitlesel büyüme oluşturur ve zamanla kan ya da lenf yolları aracılığıyla çevredeki ya da uzak organlara yayılabilir. Bu duruma metastaz adı verilir.

Testiste gelişen kanser, köken aldığı hücreye göre adlandırılır. Testis kanserlerinin büyük çoğunluğu (%90’dan fazlası), testisin kendi hücrelerinden köken alır. Bunun dışında yağ hücrelerinden, lenf dokularından köken alan farklı tiplerde kanserler de görülebilir. Testis kanserleri sınıflandırılırken özellikle bir alt tür olan “Seminom” ayrı tutulur. Seminom tipi testis kanseri diğer türlerden hem daha sık görülür hem de tedaviye çok daha iyi yanıt verir. Ayrıca ışın tedavisinden fayda gören tek testis kanseri türüdür. Bu nedenle testis kanserleri genel olarak “seminom” ve “diğer testis kanserleri” olarak iki ana grupta incelenir.

Testis Kanserlerinin Oluşma Nedenleri

Testis hücrelerinde neden anormal bir çoğalma başladığı tam olarak bilinmese de, bu konuda bazı risk faktörleri tanımlanmıştır. Bu risk faktörlerine sahip olmak testis kanserinin kesin gelişeceği anlamına gelmediği gibi, risk faktörü bulunmayan bireylerde de kanser gelişebilir. Testis kanseri çoğunlukla 20-40 yaş arası genç erkeklerde görülür. Risk faktörleri arasında inmemiş testis öyküsü, Klinefelter sendromu gibi genetik hastalıklar, ailesinde testis tümörü bulunması, karşı testiste tümör potansiyeli taşıyan hücre bulunması ve erkek infertilitesi yer alır.

Testis Kanseri Hangi Belirtilere Yol Açar?

Testis kanseri çoğu zaman hasta tarafından fark edilebilir bir kitle ile kendini gösterir. Ne yazık ki birçok hasta, mahremiyet kaygısı ve utanma nedeniyle bu bulguyu geç bildirir. Türkiye’de hastaların doktora başvurma süresi ortalama 5 aydır. Oysa testis tümörleri hızlı yayılan kanserlerdir ve erken tanı yaşam kurtarıcı olabilir. Testiste ele gelen bir kitle, şişlik ya da anormal yapı tümör kabul edilerek hızlıca değerlendirilmelidir. Testis bölgesindeki kitle genellikle ağrısızdır, ancak bazı hastalarda ağrılı da olabilir. Eğer kanser vücudun diğer bölgelerine yayılmışsa, yayılım gösterdiği organlara göre farklı şikayetler ortaya çıkabilir. Örneğin, akciğer tutulumunda öksürük, lenf düğümlerine yayılımda bel ve karın ağrısı, bacaklarda şişlik veya boyun bölgesinde ağrı gibi bulgular gelişebilir.

Testis Kanserinde Tedavi Süreci

Testiste tümör tespit edilen bir hastada zaman kaybetmeden, genellikle 1–2 gün içinde ameliyat yapılmalıdır. Bu ameliyatta amaç, testisin kitlesiyle birlikte çıkarılmasıdır. Böylece hem hastalığın tedavisine başlanmış olur, hem de tümörün tipi ve özellikleri patolojik inceleme ile belirlenebilir. Cerrahi işlem kasık bölgesinden yaklaşık 3 cm’lik bir kesiyle yapılır; bu kesiden testis ve bağlı olduğu kanallar çıkarılır.

Cerrahi sonrası hastalığın yayılım durumu bilgisayarlı tomografi gibi görüntüleme yöntemleriyle değerlendirilir. Tedavi süreci, tümörün hangi evrede olduğuna ve hangi hücre tipinden kaynaklandığına göre belirlenir.

Testis Kanserinde Evreleme

Evre 1 hastalık, tümörün sadece testiste sınırlı olduğu durumu ifade eder. Evre 2’de kanser karın içindeki lenf düğümlerine yayılmıştır. Evre 3 hastalarda tümör, akciğer bölgesindeki lenf düğümleri veya doğrudan akciğere yayılım göstermiştir. Evre 4 ise tümörün beyin, karaciğer, kemik gibi diğer organlara da yayıldığı ileri evre hastalığı tanımlar.

Tedavi Seçenekleri

Testis kanseri tedavisinde cerrahiye ek olarak radyoterapi veya kemoterapi gerekebilir. Evre 1 hastalarda bazen cerrahi sonrası ek tedaviye gerek duyulabilir. Ancak çoğu hastaya tümörün tipine göre ışın ya da ilaç tedavisi uygulanır. Seminom tipi tümörlerde radyoterapi daha etkilidir, diğer testis kanserlerinde ise genellikle kemoterapi tercih edilir. Evre 2 hastalarda mutlaka ek tedavi gereklidir. Evre 3 ve 4 hastalarda ise kemoterapi temel tedavi seçeneğidir.

Testis kanseri tanısı konulan hastalar, tedavi sonrası da uzun yıllar boyunca izlenir. Çünkü hastalık tamamen iyileşmiş gibi görünse bile ilerleyen zamanlarda tekrar ortaya çıkabilir. Bu nedenle düzenli kontroller ve tetkikler çok büyük önem taşır.

Language »