Erkeklerde Kısırlık Tedavisi

Erkeklerde Kısırlık Tedavisi

Erkeklerde kısırlık son yıllarda giderek artan sıklıkta kliniklerde karşılaşılan önemli sağlık sorunlarındandır. Geçtiğimiz yüzyıl içerisinde sanayileşme ve teknolojik gelişim ile birlikte sosyal hayatta olduğu gibi insan biyolojisinde de değişikler meydana gelmiştir. Bu değişim üreme fonksiyonları üzerinde olumsuz bir etki yapmıştır.

Buna karşın gerek normal yolla çocuk sahibi olmada ve gerekse aşılama, tüp bebek gibi yardımcı üreme tekniklerinde geliştirilen yepyeni tekniklerle gebelik ve canlı bebek doğumu elde etme oranlarında büyük başarı sağlanmıştır.

Erkeklerde Kısırlık (Erkeklerde infertilite) nedir?

Cinsel olarak aktif olan çiftlerin korunma olmaksızın bir arada olmalarına rağmen 1 yıl içerisinde gebelik gerçekleşmemesi durumu infertilite olarak adlandırılmaktadır.

Erkeklerde Kısırlık (Erkeklerde infertilite) ne sıklıkta görülmektedir?

Bir yıl içerisinde korunmadıkları halde gebelik sağlayamama oranı toplumda %15 civarındadır.

Erkeklerde Kısırlık Tedavisi

Bir yıl sonrası doğal yolla  gebelik oranı nedir?
  • İkinci yılda bu şans %50
  • Üçüncü yılda ise %14’dür.
İnfertilitede kadın faktör mü, erkek faktör mü sık görülür?

İnfertil çiftlerin yaklaşık;

  • %30’da yalnızca kadında
  • %30’da yalnızca erkekte
  • %40’da ise hem erkekte hem de kadında sorun bulunmaktadır.

Bu sonuçtan yola çıkarak kabaca her iki çifte ait sorun saptanma oranı %50-%50 diyebiliriz.

Toplumda sanıldığının aksine kadınlarda daha fazla görülmemektedir. Aynı oranda erkekte de sorun saptanmaktadır.

Erkeklerde Kısırlık (İnfertilite)

Erkeklerde kısırlık, yani infertilite; doğuştan ya da sonradan gelişen çeşitli ürogenital anomaliler, kanserler, idrar yolu enfeksiyonları, cinsel yolla bulaşan hastalıklar, testislerde ısı artışına neden olan varikosel, endokrin ve genetik bozukluklar ile immünolojik faktörler gibi pek çok farklı nedene bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir.

Sebepsiz Kısırlık: İdyopatik İnfertilite

Tüm laboratuvar testleri, radyolojik görüntülemeler ve klinik değerlendirmelere rağmen erkek infertilitesinde yaklaşık %30-40 oranında herhangi bir neden saptanamaz. Bu grup, “idyopatik infertilite” olarak adlandırılır ve çocuk sahibi olmak amacıyla başvuran her üç erkekten birinde günümüz tıbbı ile açıklanamayan bir infertilite nedeni söz konusudur.

Çocuk Sahibi Olmayı Etkileyen Faktörler

Erkek infertilitesinde başarıyı etkileyen birçok faktör bulunmaktadır. Bunlar arasında özellikle eşin yaşı ve doğurganlık potansiyeli ön plana çıkmaktadır. Ne kadar süredir çocuk sahibi olunamadığı, daha önce hiç çocuk sahibi olunup olunmadığı ya da ikinci veya üçüncü çocukta yaşanan sorunlar da dikkate alınmalıdır. Bunun yanında spermiogram sonuçları, doğurganlık hakkında önemli bilgiler sunar. Kadının yaşı bu süreçte oldukça belirleyicidir. Araştırmalar, 25 yaşına kıyasla 35 yaşında doğurganlık potansiyelinin yarı yarıya, 38 yaşında %25’e, 40 yaşından sonra ise %5’in altına düştüğünü göstermektedir.

Anamnez ve Sorgulama

Erkek infertilitesi değerlendirmesinde, hem kişinin hem eşinin yaşı, eşin daha önce jinekolojik değerlendirmeden geçip geçmediği, varsa tanı ve tedavi bilgileri, evlilik süresi ve korunmasız geçen zamanın uzunluğu gibi bilgiler önemlidir. Daha önce yaşanmış gebelik ya da düşük olup olmadığı sorgulanır. Özellikle yumurtalara yönelik geçmiş travmalar, geçirilen ameliyatlar, çocukluk çağında kabakulak öyküsü ve bu dönemde testislerin etkilenip etkilenmediği değerlendirilmelidir. Ailede benzer öykülerin varlığı da araştırılır.

Bireyin mesleği, çay, kahve, sigara, alkol ve diğer alışkanlıkları, sürekli hastalığı ya da düzenli ilaç kullanımı, geçmişte kemoterapi veya radyoterapi alıp almadığı ve daha önce yapılmış testlerin varlığı da dikkatle sorgulanmalıdır. Cinsel işlev bozuklukları da değerlendirmeye dahil edilir.

Fizik Muayene ve Tanısal Yaklaşım

İnfertilite nedeniyle başvuran hastaların fizik muayenesi genellikle uygun ısıda ve aydınlık bir ortamda ayakta gerçekleştirilir. Penis ve testisler elle muayene edilir. Tanı koymak için ise detaylı bir öykü ve fizik muayene sonrası bazı tetkiklerin yapılması gerekir. Sperm testi başlıca uygulanan yöntemdir. Bunun yanında hormonları da kapsayan kan testleri, enfeksiyon şüphesine yönelik mikrobiyolojik testler, gerektiğinde skrotal, transrektal veya Doppler ultrasonografi uygulanır. Tüp bebek tedavisine hazır durumda olan eş ile birlikte, tanı ve tedavi amacıyla testisten biyopsi alınması da gerekebilir.

Genetik Testler

Erkek infertilitesinde genetik araştırmalar kapsamında kromozom analizi ve Y kromozom mikrodelesyonları değerlendirilir. Özellikle AZFa, AZFb ve AZFc bölgelerindeki delesyonlar araştırılır. Bu delesyonlar bazen tek başlarına, bazen de birlikte görülebilir. Ayrıca genetik bozuklukların inkomplet veya komplet olabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.

Tedavi Yaklaşımı

Erkek infertilitesinde tedavi, öncelikle sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleriyle başlar. Obeziteyle mücadele, sigara ve alkol kullanımının bırakılması, uyuşturucu ve keyif verici maddelerden uzak durulması, aşırı spor yapmaktan kaçınılması ve özellikle steroid türevi ilaçların kullanılmaması gerekir. Bununla birlikte rastgele ilaç kullanımından kaçınılmalı, testislere aşırı sıcak uygulanmamalı, dengeli beslenme ve uyku düzeni sağlanmalıdır. Üreme ve cinsel sağlık hakkında temel bilgiler edinmek de tedavi sürecine katkı sağlar.

Tüp Bebek Uygulaması

Erkek infertilitesinde detaylı inceleme ve uygun tedavi planlaması sonucunda tüp bebek yöntemi uygulanabilmektedir. Bu tedavi, özellikle ileri düzey sperm bozukluklarında başarı sağlayan yöntemlerden biridir. Sağlıklı bir tek sperm bile tüp bebek işlemi sırasında döllenme ve gebelik için yeterli olabilmektedir.

Tedavi Etkisi Ne Kadar Sürer?

Normal bir erkekte boşalma sırasında dışarı atılan spermler, yaklaşık 72-74 gün önce üretime başlar. Dolayısıyla infertiliteye yönelik ilaç tedavileri mevcut spermler üzerinde hemen etki gösterebilirken, yeni üretilecek spermler için yaklaşık üç aylık bir süre gereklidir.

Bitkisel Tedaviler ve Şifalı Bitkiler

Erkek infertilitesine yönelik çeşitli bitkisel kürler önerilse de, bunların büyük çoğunluğu bilimsel olarak kanıtlanmamıştır. Şifalı bitki adı altında sunulan ürünlerin ticari amaçlı pazarlanmaya daha yatkın olduğu bilinmektedir. Bu nedenle bitkisel içerikli tedavilerin etkili olduğunu genellemek bilimsel açıdan doğru değildir. Temel tedavi yöntemi olarak kabul edilmemelidir.

Tedavi Edilebilir mi?

Erkek infertilitesi tedavi edilebilir bir sağlık sorunudur. Her hastada olumlu sonuç alınmasa da, birçok hastada tedavi ile başarı sağlanabilmektedir. Özellikle tüp bebek gibi yardımcı üreme teknikleriyle önemli oranda gebelik elde etmek mümkündür.

ROSI Yöntemi ve Diğer Yeni Uygulamalar

Son dönemde gelişen ROSI yöntemi ile dölleme potansiyeline sahip, ancak gelişimi tamamlanmamış yuvarlak spermatid hücreleri kullanılmaya başlanmıştır. Bu yöntem, geleneksel spermlerle döllenmenin mümkün olmadığı bazı olgularda alternatif bir çözüm olarak değerlendirilmektedir.

İleri Derecede Erkek İnfertilitesi

Bir mililitredeki sperm sayısının 5 milyonun altında olması ileri derecede infertilite olarak tanımlanır. Hiç sperm bulunmaması durumu ise azospermi olarak adlandırılır. Bu durumlar doğal yolla gebeliği zorlaştırsa da, tüp bebek ve ilaç tedavileriyle başarı sağlanabilir.

Bilim Dışı Yöntemler

Koca karı yöntemleri ile erkek infertilitesinin anlaşılması ya da tedavi edilmesi mümkün değildir. Günümüzde tıbbi imkanların genişlemesiyle birlikte bu tür uygulamalar tamamen geçerliliğini yitirmiştir.

Sigaranın Etkisi

Sigara kullanımı, spermlerin sayısı, hareketliliği ve morfolojik yapısı üzerinde olumsuz etkilere yol açmaktadır. Bu nedenle sigaranın bırakılması, tedavi sürecinin etkinliğini artıran önemli bir adımdır.

Gebelikte İlave Sorunlar Olur mu?

Erkek infertilitesi olup da gebelik gerçekleşmişse, gebelik süreci ve doğum sonrası anne ya da bebek açısından ek bir sağlık sorunu beklenmez.

N46 Kodunun Anlamı

N46, erkek infertilitesini tanımlayan uluslararası hastalık sınıflandırmasında kullanılan ICD kodudur.

Hangi Doktora Başvurulmalı?

Erkeklerde kısırlık tanı ve tedavisinde görev alan uzman doktorlar genellikle ürologlardır. Daha özel durumlarda, bu alanda uzmanlaşmış androloji hekimleri değerlendirme yapmaktadır.

Language »